Resirkülasyon Sistemleri Yazdır e-Posta

Bu derlemede, ülkemiz için çok yeni bir konu olan, su ürünleri yetiştiriciliğinde suyun yeniden kullanılma sistemleri ve kısımlarının tanıtılıp, bu tip işletmelerde karşılaşılan problemler ve çözüm yollarının irdelenmesi amaçlanmıştır.

Resirkülasyon sistemleri suyun temizlenip yeniden kullanıldığı, çevre şartlarının kötü ve suyun kıt olduğu bölgelerde balık yetiştiriciliği yapılabilmesini sağlayan düzeneklerdir. Resirkülasyon sistemleri balık yetiştiriciliği için sonsuz su kaynakları olarak gözükmekle beraber, geleneksel üretim teknolojilerine göre gerek yatırım gerekse işletme maliyetlerinin yüksek olmasından dolayı sınırlı kullanım alanları bulmaktadır. Resirkülasyon sistemlerinde yılan balığı (Anguilla anguilla), tilapia (Oreochromis mossambicus), kedi balığı (Silurus glaris), gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) ve adi sazan (Cyprinus carpio) başta olmak üzere birçok balık türünün yetiştiriciliği yapılabilmektedir.

Yüksek kapasitede üretim yapabilmek için bu sistemlerde etkin bir şekilde oksijen kazandırmak, amonyak, nitrit ve karbondioksitin uzaklaştırılmasını sağlamak gerekmektedir. Resirkülasyon sistemlerindeki su, balık sağlığının olumsuz yönde etkilenmesine neden olan bakteriler başta olmak üzere mikroorganizmalar için ideal üreme ortamlarıdır. Su kalitesindeki optimum değerlerden uzaklaşmalar direk olarak balık sağlığını etkilemektedir. Çevresel problemler hem stres faktörleri olarak hem de direk olarak bu canlıları etkileyerek ölümlerine dahi yol açabilmektedir.

Balığın hızlı ve sağlıklı gelişmesini sağlayan çevrenin elde edilmesi için gerek resirkülasyon sistemlerinde gerekse geleneksel akuakültür sistemlerinin dizayn ve idaresinde su kalite kriterlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Resirkülasyon sistemlerinde öne çıkan parametreler; askıdaki katı maddeler, çözünmüş oksijen (O2), aniyonize amonyak (NH3), nitrit (NO2-), karbondioksit (CO2), ozon (O3) artığı ve toplam gaz basıncıdır. Su iyileştirme üniteleri, su kalitesini balığı strese sokacak, gelişmesini düşürecek ve ölüme neden olacak noktalara düşmesini önleyecek şekilde dizayn ve idare edilmelidir (Noble ve Summerfelt, 1996).

Karbondioksit, aniyonize amonyak ve nitrit seviyelerinin başarılı bir şekilde kontrol edilmesine ihtiyaç duyulan geri dönüşümlü sistemlerde balık üretimini sınırlayan en önemli faktör çözünmüş oksijen konsantrasyonudur. Salmonidler için karbondioksit ve aniyonize amonyağın güvenli sınırları sırasıyla ≥9-30 mg/L ve ≥ 0.0125-0.03 mg/L’ dir. ≥ 0.20-0.40 mg/L’ den büyük nitrit konsantrasyonları kalsiyım yada klorit iyonlarının bulunmadığı durumlarda balıklar için öldürücü olmaktadır. Suda 50 mg/L kalsiyum yada klorit iyonu bulunması balığın nitrite olan toleransını 50 kat arttırmaktadır (Summerfelt vd., 2000a; Summerfelt vd., 2000b).

Su iyileştirme sistemleri; suyun yeniden kullanılmasında ihtiyaç duyulan çözünmüş gazlar, pH, patojenler, çözünmüş ya da partiküllü balık metabolitleri ve çözünmüş nitrojen bileşiklerini (amonyak ve nitrit) kontrol ederek suyu hazırlarlar. Resirkülasyon sistemleri yetiştiricilik yapılan bölgeye ve su ürünleri türüne göre farklı kısımlardan oluşmakla beraber sistemde görülen genel kısımlar şu şekilde sıralanabilir: (Noble ve Summerfelt, 1996).

RESİRKÜLASYON SİSTEM KISIMLARI
Su ürünleri yetiştiriciliğinde kullanılan resirkülasyon sistemleri; katıların uzaklaştırılması için mikroelek filtre, biyofiltrasyon için akışkan kum reaktörü, havalandırma ve karbondioksit uzaklaştırması için şelale sütunu, saflaştırılmış oksijen enjeksiyon ünitesi ve içerisinde balık yetiştiriciliğinin yapıldığı tanklardan oluşur. Resirkülasyon sistemleri aynı zamanda ozon ilavesi yapacak ve pH’ı düzenleyecek metot ve safhalarada ihtiyaç duyarlar (Summerfelt, 1996)



Katıların Mikroelek Filtrasyonu İle Uzaklaştırılması:

Yapılan çalışmalarda resirkülasyonlu akuakültür sistemlerinde katıların uzaklaştırılmasında mikroelek filtrelerin etkinliğinin yeterli olduğu rapor edilmiştir (Libey 1993; Summerfelt vd., 1994).

Katıların uzaklaştırılması resirkülasyonlu akuakültür sistemlerinin en kritik işlemleridir. Çünkü askıdaki katılar diğer bileşenlerin balık hastalıkları üzerindeki fonksiyonlarınıda etkilemektedir (Chen vd., 1994). Askıdaki katı miktarı ortama yem girişi ile orantılıdır (Seymour ve Bergheim, 1991). Dışkı, yem tozları ve tüketilmemiş yemler gibi partiküle maddeler suya besin maddesi girişini ve oksijen ihtiyacını belirleyen en önemli faktörlerdir.

Mikroelek filtreler akuakültür sistemlerinde katıların uzaklaştırılması için yaygın olarak kullanılırlar. Hidrolik kapasitelerinin yüksek olması, fazla yer kaplamamaları, modüler olmaları ve kurulumlarının kolay olmasından dolayı üreticiler tarafından tercih edilmektedirler. Bu düzeneğin dezavantajı ise yatırım ve işletme masraflarının yüksek olmasıdır.

Mikroelek filtrelerin modeline bağlı olarak biriken katıların filtrelerden uzaklaşmasını sağlayan hidrolik düzenleyici, pnömatik emme, mekanik vibrasyon yada toplayıcı şeklinde temizleme sistemleri bulunur. Bu eleklerin temizleme işlemi sürekli, periyodik yada ihtiyaç durumunda yapılır. Mikroelek filtrelerin ağ gözü açıklığı filtrenin hidrolik kapasitesini, tutulan toplam katı miktarını, çamurlu su üretim oranını ve filtre yıkama frekansını etkilemektedir.

Biyofiltrasyon
Akışkan-kum biyofiltreleri resirkülasyonlu akuakültür sistemlerinde çözünmüş atıkların iyileştirilmesinde kullanılırlar (Heinen vd., 1996; Summerfelt ve Cleasby, 1996). Kum yüzeyindeki mikroorganizmalar amonyağı nitrata okside ederken organik bileşikleride metabolize ederler. Kumda bulunan mikroorganizma populasyon yoğunluğu suda bulunanın 2.65 katı kadardır ve mikroorganizmaların filtre edilmesine, uzaklaştırılmasına mani olurlar. Akışkan yataklar içerisinde kullanılan kumlar mikroorganizmaların bağlanması için iyi bir kaynak sağlarlar çünkü çok yüksek spesifik yüzey alanlarına (her ünite hacmi için kullanılabilir alan) sahiptirler. Buna ilaveten, filtre kumları ekonomik, hareketsiz, sıkıştırılamaz, biyolojik olarak çözünmez ve çevre dostudurlar.



Havalandırma ve Uzaklaştırma
İntensif akuakültür sistemlerinde oksijen seviyesini ve balık üretimini yükseltmek için yaygın olarak ticari oksijen kullanılır. Bununla birlikte, aşırı balık yoğunluğu ve yetersiz su değişimi sonucunda karbondioksitin yüksek seviyelerde birikmesi zehirli ve sınırlayıcı bir faktör olarak ortaya çıkabilir (Colt vd.,1991). Saf oksijenin enjekte edildiği intensif akuakültür sistemlerinde gerekli şartlar yerine getirilmezse karbondioksit toksisitesi önemli bir problem oluşturabilir.

Havalandırma; suyun hava ile temas edip, nitrojen, karbondioksit ve oksijen gibi çözünmüş gazların atmosferdeki kısmi basınçları ile konsantrasyonlarının eşit düzeye getirilmesi işlemidir. Geri dönüşümlü suyun kullanıldığı balık yetiştiriciliğinde oksijen kaynağı olarak havalandırmadan faydalanılıyorsa, balık stoku saf oksijenin kullanıldığı sistemlere göre daha düşük tutulmalıdır. Ortamdan karbondioksitin uzaklaştırılması oksijen ilavesine nazaran daha zordur, çünkü karbondioksitin Henry kanunu katsayısı oksijeninkine göre 200-300 kat daha fazladır. Dolayısıyla, havalandırmadan oluşan baloncuklar karbondioksit ile doygun hale gelir ve daha fazla miktarda hava temasına ihtiyaç duyulur. Suya transfer edilen saf oksijen havadan daha fazla ise suyun saturasyon konsantrasyonu havanın kullanıldığı duruma nazaran yaklaşık 5 kat daha fazla olmaktadır.

Oksijen transfer ekipmanları, U boru, çok evreli düşük başlıklı oksijenasyon üniteleri, paketlenmiş kolonlar, sprey kolonlar, basınçlı kolonlar, oksijenasyon konileri, oksijen aspiratörleri, baloncuk yayıcılar ve mekanik yüzey karıştırıcılar olarak sıralanabilirler.

Yetiştirme Tankları
Su ürünleri yetiştiriciliğinde kullanılan tanklar farklı şekil ve büyüklüklerde olmakla beraber, seçim yapılırken yetiştiricilik uygulamalarına kolaylık sağlaması ve su kalitesinin idaresine imkan vermesi gibi faktörler göz önünde bulundurulur. Bu tanklarda su giriş ve çıkışları kolayca kontrol edilebilmektedir. Dairesel tanklar sağlıklı ve üniform yetiştiricilik ortamı oluşturmada diğerlerine göre daha uygundur. Bunlarda merkezdeki drenaj ile rotasyonlu bir akış temin edilir. Bu akış ile tankın kendi kendini temizlemesi ve katıların kolayca atılması yanında suyun tam karışması sağlanır. Tam karışmada tanktan atılan suyun konsantrasyonu ile tank içerisindeki su kitlesinin su konsantrasyonu aynı olmaktadır. Bu şekilde tank içerisindeki tüm balıklar eşit su kalitesi ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Dairesel tanklarda yüksek balık yoğunluklarında homojen karışım ile çözünmüş oksijen karbondioksit ve toplam gaz basıncındaki değişimlerin gözlenmesi daha sağlıklı olmaktadır. İyi karışan bir tankta balık solunumu (oksijen alıp karbondioksit atılması) ile tanktaki suyun oksijen ve karbondioksit konsantrasyonu sırasıyla 8 mg/L ve 30 mg/L’ ye toplam gaz basıncını da yüzde 100 doygunluktan daha az seviyeye getirebilir. Bu tanklarda su akış hızı ise sağlıklı solunum ve balık yetiştiriciliği için balık boyunun 0.5-2 katı olarak tavsiye edilir.



Ozon İle Oksidasyon
Ozon güçlü bir oksidasyon ajanı olması yanında aküakültürde başka faydalarıda bulunmaktadır. Su ürünleri yetiştiriciliğinde dezenfeksiyondan su kalite kontrolünün düzenlenmesine kadar geniş bir aralıkta kullanılabilmektedir. Güçlü bir dezenfektan olması ile balık hastalıklarının önlenmesindeki gücü yanında oksijen üretimindeki performansıda yüksektir. Resirkülasyon sistemlerine eklenen ozon nitriti ve organik maddeleri oksidize etmektedir. Amonyak, pH>9 dışında ozon tarafından oksidize olmamaktadır.

Ozonun atmosferde yarılanma ömrü 12 saat civarındadır. Suya transfer edildiğinde sudan kaybolma hızı sudaki bileşenlerle reaksiyonlarına bağlı olarak değişmektedir. Saf suda 20oC’ de yarılanma hızı yaklaşık 165 dakikadır.

Su ürünleri yetiştiriciliğinde ozonun kullanılmasının ekonomikliği tartışmalıdır. Dolayısıyla, sağladığı fayda ile getirdiği maliyet karşılaştırılması iyi yapılmalıdır. Bunun yanında ozonun insanlara ve sucul organizmalara toksik etkisi vardır. Canlı organizmalardaki amino asitler, pirimidin nükleotidleri, yağ asitleri, flavin ve proteinler başta olmak üzere biyokimyasal bileşikleri oksidize etme kabiliyetindedir. Balıklarda solungaç lamellalarındaki epitel örtüyü tahrip etmekte ve ölüm görülmediği durumlarda mikrobiyal enfeksiyonlara karşı hassasiyeti arttırmaktadır. Balıklar için letal ozon konsantrasyonu hayat evresine bağlı olarak değişmekle birlikte 0.01 mg/L civarındadır.

KARŞILAŞILAN PROBLEMLER

1. pH Kontrolü:

Alkalinite ve pH akuakültürde önemli rol oynamaktadır. Resirkülasyonlu su ürünleri yetiştiriciliğinde çeşitli aşamalarda kullanılan kimyasallar suyun pH’ sını önemli ölçüde etkilemektedir. pH’nın düzenlenmesinde sönmüş kireç, soda vb. gibi kolayca temin imkanı olan maddelerden faydalanılır.



2.Biyolojik Fosfatın Uzaklaştırılması

Akuakültür atıklarının başlıca kaynakları tüketilmemiş yemler ve dışkılardır. Bu atıkların resirkülasyon sistemlerinden uzaklaştırılmasında çökertme veya mekanik metotlardan faydalanılır. Çözünmüş organik veya inorganik besin maddeleri toplam atıklar içerisinde farklı bir fraksiyonu teşkil ederler ve bunlar su akıntısı ile uzaklaştırılırlar. Çözünmüş organik maddeler içerisinde nitrifikasyonun son ürünü olan nitrat, resirkülasyon sistemlerin akıntılarında yüksek konsantrasyonlarda bulunur. Aynı zamanda, yeme eklenen fosforun büyük kısmının balıklar tarafından kullanılmaması gerçeği sonucu sudaki fosfor konsantrasyonlarıda yüksek olmaktadır. Bu fosfor azot parçalayan bakteriler yardımıyla ortamdan uzaklaştırılabilir (Barak ve Rijn, 2000).



3. Sıcaklık

Resirkülasyon sistemlerinde optimum sıcaklığın elde edilmesi oldukça önemli bir husustur. Bu sistemin çeşitli aşamalarındaki uygulamalardan dolayı suyun ısınması, yetiştiriciliği yapılan balık türünün optimum isteğinin elde edilmesine kadar arzu edilirken, bu sınırı aşması dezavantaj olarak ortaya çıkmaktadır.



4. Amonyak ve Nitrit

Amonyak ve nitritin yükselmesi geri dönüşümlü su ürünleri yetiştiriciliği sistemlerinde özellikle biyofiltrenin sebep olduğu bir problemdir. Nitrat ise daha nadir olarak toksik seviyelere çıkar çünkü nitratın balıklara toksisitesi daha düşüktür.



5. Karbondioksit

Karbondioksit resirkülasyon sistemlerinde saf oksijen eklenirken düşük gaz değişimi olduğu ve balık yoğunluğunun fazla olduğu durumlarda birikim yapabilir. Balıklara 20-40 mg/L seviyelerinde toksik olmaktadır. Kanın oksijen taşıma kapasitesini önemli ölçüde düşürerek ve nefrokalkinosize neden olarak zarar verirler. Balıklar karbondioksiti solungaçlarından dışarı atarlar ve sudaki konsantrasyonu yüksek ise atılan miktar düşer.



6. Gaz süpersatürasyonu

Gaz süpersatürasyonu; gaz, atmosfer basıncından daha büyük basınçla hava ile temasa geçtiğinde yada su ısıtıldığında ortaya çıkar.

7. Resirkülasyon sistemlerinde yaygın olarak görülen hastalıklar

Bakteriyel hastalıklar

* Bakteriyel solungaç hastalığı

Bakteriyel solungaç hastalığı resirkülasyon sistemlerinde tekrarlanan bir problemdir. Sisteme yeni fingerlinglerin (17-44 g) eklendiği her dönemde 6-8 gün içerisinde ortaya çıkar ve gerekli önlemler alınmadığında öldürücü boyutlarda zarar yapmaktadır.



* Furunkulosis

Etmeni Aeromonas salmonicida’ dır. Özellikle resirkülasyonlu gökkuşağı alabalığı yetiştirme sistemlerinde tekrarlı olarak ortaya çıkan ve ciddi boyutlarda zarar veren bir hastalıktır.



* Bakteriyel Böbrek hastalığı

Etmeni Renibacteriun salmoninarum’ dur. Stokta taşıyıcı olarak bu hastalık bulunsa dahi geri dönüşümlü sistemde yapılan sağlık gözlemlerinde ELISA metoduyla çok düşük oranda belirlenmiş fakat klinik bir hastalık ortaya çıkmamıştır. Resirkülasyonlu gökkuşağı alabalığı yetiştiriciliğinde sürekli olarak görülen bir hastalık değildir.



* Yüzgeç Çürümesi

Yüzgeç çürümesi sağlık koşullarının zayıf olması ile ortaya çıkar. Bu hastalığın önlenmesi için sistemin formalin ile muamele edilmesiyle olumlu sonuçlar alınmış ve biofiltreyi etkilemediği gözlemlenmiştir.

Parazit ve Funguslar

* Gyrodactylus

Resirkülasyonlu G. alabalığı yetiştiriciliğinde en yaygın olarak problem oluşturan bir parazittir. Su kalite parametreleri optimumdan zayıf olduğu durumlarda deri ve yüzgeçlere zarar verir. Bu paraziti önlemek için balıklar geri dönüşümlü sisteme alınmadan formalin uygulaması yapılmalıdır.



* Chilodonella

Salmonlar ve ılık su balıklarında deri, yüzgeç ve solungaçlarda zarar veren küçük, oval ve renksiz bir protozoadır. Resirkülasyon sistemlerinde 200 ppm formalinin 1 saatlik uygulaması başarılı sonuçlar vermiştir.



* Trichodina, Epistylis, Trichophyra

Deri, yüzgeç ve solungaçları etkileyen protozoalardır. Farklı tür balık yetiştiriciliklerinde bulundukları rapor edilmiştir.



* Ichthyopthirius

Hayat evresinin tamamını resirkülasyon sisteminde geçirirse mücadelesi zordur. Formalin, bakır sülfat gibi kimyasallarla kontrolü mümkündür. Diğer parazitlerle birleşik zarar verdiği durumda bu kimyasalların etkinliği düşmektedir.



* Ichtyobodo

Deri ve solungaçlarda zarar yapan küçük protozoadır. Formalin ve tuz uygulamaları biyofiltreli sistemlerde etkili olmamıştır.



* Proliferativ böbrek hastalığı

Salmonlarda parazitlerin neden olduğu bir hastalıktır. Avrupa’ da resirkülasyonlu G. alabalığı yetiştiriciliğinde önemli problem olarak ortaya çıkmaktadır. Hastalığın seyrinde su sıcaklığı önem taşımaktadır.



* Amipli solungaç infestasyonu

Resirkülasyon sistemlerinde henüz tanımı yapılmamış bir amip G. alabalıklarının solungaçlarında mikroskobik ve histopatolojik zararlar ortaya çıkarmaktadır. Özellikle bakteriyel solungaç hastalığı enfeksiyonundan sonra görülmektedir. Amipin biyofiltre içerisine yerleşme ihtimalide vardır.



* Coleps

Coleps, bir tatlı su protozoası olup normalde patojen olarak ortaya çıkmamaktadır. Resirkülasyonlu sistemlerde suda Coleps patlaması olmasına rağmen mikroskobik incelemeler olmaksızın belirlenemezler. Nitrit ve tuz seviyesi zararı etkilemektedir. Formalin uygulamasının bir faydası olmadığı rapor edilmiştir.



* Saprolegnia

Harici, fungal bir enfeksiyondur ve balıklarda yaralanmalar sonrasında ikinci bir enfeksiyon olarak ortaya çıkar. Resirkülasyonlu sistemlerde G. alabalığı ve Atlantik salmonunda belirlenmiştir.

Viral Hastalıklar
* IPN (Bulaşıcı Pankreatik Nekroz)

Tüm dünyada yaygın olan viral bir hastalıktır. Salmonlarda 1-4 aylık balıklarda ortaya çıktığında yüzde 100’e varan oranlarda ölüme yol açan bir hastalıktır. Daha büyük balıklar ise ölmeden taşıyıcı konumunda olabilirler. Etkili bir tedavi yöntemi olmadığı için konukçu ile virüsün temasa geçmesinin önlenmesi tavsiye edilir. Geri dönüşümlü sistemlerde aralıklarla ortaya çıkan bir problemdir.



* Viral Hemorajik Septisemi

Tüm dünyada gökkuşağı alabalığı, Salmo trutta ve turna balığı (Esox lucius)’nda bulunur. Resirkülasyonlu sistemde 3 evrede ortaya çıkar. İlk evre yüksek oranda ölümlerin görüldüğü akut evre, ikinci evre balık renginin koyulaştığı ve aneminin görüldüğü kronik evredir. Son evre ise ölüm oranının az olduğu düzensiz yüzme ve davranış bozukluklarının görüldüğü safhadır. Düşük su sıcaklıkları (4-7oC) ve stres faktörleri alabalıklarda zararı arttırmaktadır.



* Bulaşıcı Hematopoietik Nekroz

Pasifik sahilleri ve Japonya’ da belirlenmiştir. 3 haftadan 6 aylığa kadarki balıklarda yüksek oranda ölümlere neden olur. Konukçu ile virüsün temasa geçmesini önlemek dışında bilinen etkili bir mücadele yöntemi bulunmamaktadır. Resirkülasyon sisteminde virüsle enfekteli olmayan yumurtaların kullanılması suyun ozon ve ultraviyole ile dezenfeksiyonu da tavsiye edilir.

Yrd. Doç. Dr. Muhammed ATAMANALP

KAYNAKÇA
Barak, Y., ve Rijn, J. V., 2000; "Biological phosphate removal in a prototype recirculating aquaculture treatment system", Aquacultural Engineering, Cilt 22, s. 121-136.

Chen, S. , Stechney, D. ve Malone, R. F., 1994; "Suspended solids control in recirculating aquaculture systems", in M. B. Timmons and T. M. Losordo, editors. Aquaculture Water Resue Systems: Engineering Design and Management. Elsevier, New York, s. 61-100.

Colt, J. E., Orwicz, K., ve Bouck, G., 1991; "Water quality considerations and criteria for high-density fish culture with supplemantal oxygen", Fisheries Bioengineering Symposium, Maryland, s. 375-382.

Heinen, J. M., Hankins, J. A., Weber, A. L. ve Watten, B. J., 1996; "A semi-closed recirculating water system for high density culture of rainbow trout. Progressive Fish Culturist, Cilt 58, s. 11-22.

Libey, G. S., 1993; "Evaluation of a drum filter for removal of solids from a recirculating aquaculturelk system", in J. K. Wang, editor. Techniques For Modern Aquaculture. American Society of Agricultural Engineers, Michigan, s. 519-532.

Noble, A. C. ve Summerfelt, S. T., 1996; "Diseases encountered in rainbow trout cultured in recirculating systems", Ann Rew. of Fish Diseases, Cilt 6, s. 65-92.

Seymour, E. A. ve Bergheim, A., 1991; "Towards a reduction of pollution from intensive aquaculture with reference tı the farming of Salmonids in Norway", Aquacultural Engineering, Cilt 10, s. 73-88.

Summerfelt, S. T., 1996; "Engineering design of a water reuse system", in Walleye Culture Manuel, Ed. Summerfelt, NCRAC Culture Series, 101, IOWA, s. 277-309.

Summerfelt, S. T. ve Cleasby, J. L., 1996; "Hydraulics in fluidized-bed biological reactors", Transactions American Society of Agricultural Engineers, Cilt 36, s. 1161-1173.

Summerfelt, S. T., Davidson, J., Waldrop, T. ve Tsukuda, S., 2000a; A partial-resuse system for coldwater aquaculture, Proceedings of the Third International Conference of Recirculating Aquaculture, July 20-22, Roanokei Virginia.

Summerfelt, S. T., Vinci, B. J. ve Piedrahita, R. H., 2000b; Oxygenation and carbondioxide control in water reuse systems. Aquacultural Engineering, Cilt 22, s. 87-108.

Summerfelt, S. T., Hankins, J. A., Heinen, J. M., Weber, A. L. ve Morton J. D., 1994; Evaluation of the triangel microsieve filter in a water-reuse system. In Proceedings of World Aquaculture Society symposium. World Aquaculture Society, Lousiana, s. 45-58.
feed0 Yorumlar

Yorum Yazın
 
  eksi not | artı not
 

security image
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu girin


busy
Yazılarla İlişiki Seçenekleri

 
< Önceki   Sonraki >