|
Doğal Hayatı Koruma Vakfı-Türkiye (WWF-Türkiye) Su Kaynakları Program Müdürü Buket Bahar Dıvrak, suyun dünyadaki tüm canlıların hayat kaynağı olduğunu belirterek, özellikle son 20 yıl içerisinde büyüyen nüfusla birlikte su talebinin de arttığını söyledi. Dıvrak, Türkiye’de su kaynaklarının yönetiminde, uluslararası standartlarda iyi ve sürdürülebilir bir yönetim politikası benimsenmediği için geleceğe ilişkin tehditlerin ciddi boyutlara ulaştığına işaret etti. 2100 yılında Seyhan Havzası’nda sıcaklıklar 3-5 derece artacak, Aynı bölgede yağışlar yüzde 30-35 arasında azalacak, Kış aylarında azalacak yağışlar nedeniyle 2100 yılında Seyhan Havzası’nda buğday ekimi zorlaşacak ve pamuktaki verim de azalacak
Dıvrak, ‘’Genellikle, bir insanın biyolojik ihtiyaçlarını karşılaması ve yaşamını sürdürebilmesi için günde en az 25 litre su tüketmesi gerektiği kabul edilir. Ancak, çağdaş bir insanın sağlıklı bir biçimde yaşaması için gereken içme, yemek pişirme, yıkanma, çamaşır gibi amaçlarla kullanılacak su dikkate alındığında, kişi başına günlük ortalama kentsel su tüketim standardı 150 litre olarak kabul edilmektedir” dedi.
Zengin değiliz Dıvrak, “Dünya genelinde bölgelere göre kişi başına su tüketim miktarları sanayileşmiş ülkelerde 266 litre iken Afrika’da 67, Asya’da 143, Arap ülkelerinde 158, Latin Amerika’da 184 litredir. Türkiye’de ise kişi başına günlük su tüketimi ortalama 111 litredir. Bir ülkenin su zengini sayılabilmesi için kişi başına düşen yıllık su miktarı en az 8 bin ila 10 bin metreküp arasında olmalıdır. Kişi başına düşen yıllık bin 430 metreküplük kullanılabilir su miktarıyla Türkiye, sanıldığı gibi su zengini bir ülke değildir’’ ifadesini kullandı.
Kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarının Suriye’de bin 200, Lübnan’da bin 300, Irak’ta 2 bin 20 metreküp olduğunu belirten Dıvrak, ‘’Türkiye İstatistik Kurumu tahminlerine göre 2030 yılında ülkemizin nüfusu 80 milyona ulaşacak. Bu durumda kişi başına kullanılabilir su miktarı bin 100 metreküpe düşecek ve Türkiye su fakiri bir ülke olmaya doğru gidecektir” şeklinde konuştu.
Su yasası çıkarılmalı Buket Dıvrak, toplumun suya yaklaşımında ve suyu algılamasında köklü değişiklikler yapılması gerektiğini belirterek, su kaynaklarının gelecek nesillere aktarılabilmesi için kapsamlı ve bugünün gerçeklerine uygun bir ‘’Ulusal su yasası’’ çıkarılması gerektiğini ifade etti
Seyhan alarm veriyor Türk, Japon ve İsrailli bilim adamlarının, ‘’Küresel İklim Değişikliğinin Kurak Alanlarda Tarımsal Üretim Sistemlerine Etkisi’’ adı altında Çukurova Üniversitesi’nce yürütülen 5 yıllık projenin son değerlendirme toplantısı yapıldı. İşte çalışmadan çıkan sonuçlar:
2100 yılında Seyhan Havzası’nda sıcaklıklar 3-5 derece artacak
Aynı bölgede yağışlar yüzde 30-35 arasında azalacak
Kış aylarında azalacak yağışlar nedeniyle 2100 yılında Seyhan Havzası’nda buğday ekimi zorlaşacak ve pamuktaki verim de azalacak
İklim şartlarına bağlı olarak tarımsal ürün çeşitliliği de değişecek.
İstanbul’da barajlar son 10 yılın en düşük seviyesinde İstanbul’daki barajlardaki doluluk oranı son 10 yılın en düşük seviyesine ulaştı. Ancak, İSKİ Genel Müdürü Dursun Ali Çodur, İstanbul’un su sıkıntısı olmadığını belirterek, “8 aydan daha fazla yetecek su stokumuz var. Eğer tasarruflu kullanırsak bu su bize 1 yıldan fazla süre yeter. Ayrıca günlük Istıranca’daki dereden ve Yeşilçay’dan 1 milyon 400 metreküp üzerinde su geliyor. İstanbul’a günde 2 milyon metreküp su veriliyor” dedi.
Güvencemiz Istıranca ve Yeşilçay 1 Ocak’tan itibaren barajlardaki doluluk orananın yüzde 55 civarında olduğunu söyleyen Çodur, “1 Ocak’ta 489 milyon metreküp su vardı. Bugün itibarıyla bu oran 475 milyon metreküp. Yani 14 milyon metreküp azalma olmuş. Her gün İstanbul’a yaklaşık 2 milyon metreküp su veriyoruz. Normalde 90 milyon metreküp azalma olması gerekirdi. Ama Istıranca’daki dereden ve Yeşilçay’dan gelen su stokları ve günlük gelen sularla bu azalma 45 günde sadece 14 milyon metreküple sınırlı kalmış” dedi.
Barajlar tam dolduktan sonra bir yıl geçtiğine de dikkat çeken Çodur, “Yağışlı mevsime girmişiz ama 4 ay geçmiş yağış yok. Yine de yüzde 55 doluluk oranı iyi. 1994 yılındaki gibi olsaydı İstanbul için tam bir felaket olurdu” diye konuştu.
 Yazılarla İlişiki Seçenekleri |
|
Son Güncelleme ( Monday, 31 March 2008 )
|