Beyşehir Gölü Atta Gitti.... Yazdır e-Posta

Beyşehir Gölü, neredeyse son günlerini yaşıyor...Selçuk Üniversitesi (SÜ)Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümünden bir ekip tarafından yapılan araştırmada, Beyşehir Gölü’nün son 2 yılda özelliğini kaybetme noktasına geldiği; gölün neredeyse 'son günlerini' yaşadığı ortaya çıktı.

Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Bilgehan Nas, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Beyşehir Gölü’nde kirlilikle ilgili araştırmayı, Prof. Dr. Ali Berktay ve diğer öğretim üyesi arkadaşlarıyla yürüttüklerini söyledi.


Nas, 15 Ekim 2004 yılında SÜ Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü desteğiyle başlayan "Coğrafi Bilgi Sistemleri Jeoistatistik ve Uydu Görüntüleri Kullanılarak Beyşehir Gölü, Su Kalitesinin Dağılımının Belirlenmesi Projesi"nin 15 Ekim 2005’ten bu yana da TÜBİTAK desteğiyle sürdüğünü; çalışmaların 15 Ekim 2007’de sona erdiğini bildirdi.

Analizlerini Japon Aster Uydusu’ndan aldıkları görüntülerle karşılaştırdıklarını belirten Nas, şöyle dedi:
"Uydunun 2000 yılından bu yana çektiği fotoların arşivlerini de satın aldık. Yeni ve eski görüntüleri, analizlerimizle karşılaştırdık.

Dereleri, beldeleri ve sanayi tesislerini gezdik. Kanalizasyonlardan bile numuneler alıp inceledik. Sadece uydu görüntüleri bile bize gölde ciddi boyutta kirlenme olduğunu gösterdi. Biz laboratuvar araştırmalarıyla bu kirliliği, bilimsel boyutta sabitledik. Bilimsel açıdan elde edilen verilere göre, göl neredeyse son günlerini yaşıyor."

GÖL ÖZELLİĞİNİ KAYBETMEK ÜZERE...


Gölde 21 farklı su kirliliği ve kalitesi parametresine baktıklarını ifade eden Nas, "Evsel ve sanayi atıkları, tarımsal sulamayla gelen zirai ilaçlar göle ulaşıyor. Gölde aşırı krom ve siyanür birikmesi var.

Aşırı otlanma evsel atıklar yüzünden oluyor. Su seviyesinin düşmesi de etkili. Su ne kadar düşerse güneş o kadar fazla etki yapıyor ve otlanma artıyor" dedi.

Nas, genelde göl sularının trophic (kirlilik) seviyesine göre 5 kademeye ayrıldığını belirterek, "Göl 2005 yılındaki ilk ölçümlerimizde mesotrophic yani orta seviyede iken 2007 yılında hypertrophic yani en kötü 5’inci seviyeye düştü. Bu durum, Beyşehir Gölü’nün göl özelliğini kaybetmek üzere olduğunu gösteriyor. Göl adeta son günlerini yaşıyor" diye konuştu.
    

"BELEDİYE BAŞKANLARI UMURSAMIYOR"


Türkiye’nin en büyük tatlı su gölü olan Beyşehir Gölü’nü birkaç yıl öncesine kadar irili ufaklı 20 akarsuyun beslediğini ifade eden Nas, bu yıl kaynakların yarısının kuruduğunu, diğerlerinden ise çok az su geldiğini bildirdi.

Dağların eteklerinden göle neredeyse hiç temiz su gelmez olduğunu söyleyen Nas, besleyen 10 kaynaktan gelen akarsulardaki atık su yoğunluğunun çok yüksek olduğunu belirtti.

Bu kaynakların, belediye ve sanayi atıkları ile akarsu haline geldiğini söylemenin yanlış olmayacağını bildiren Nas, "Çünkü akarsular kaynağını atıklardan alıyor. Araştırmalarda akarsuların suyunda kirliliği önemli ölçüde yüksek bulduk. Göl, adeta atıklarla besleniyor. Belediye başkanları ile görüştük. Birçoğunun atığı göle ulaşıyor ancak bunu fazla umursayan yok. Halen atıklar kontrolsüz şekilde dışa veriliyor ve göle ulaşıyor" dedi.

feed0 Yorumlar

Yorum Yazın
 
  eksi not | artı not
 

security image
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu girin


busy
Yazılarla İlişiki Seçenekleri

Son Güncelleme ( Monday, 31 March 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >

Fatal error: Allowed memory size of 20971520 bytes exhausted (tried to allocate 16 bytes) in /home/suyla/domains/suyla.com/public_html/modules/mod_tag_clouds.php on line 171