Sıcak Su Kaynaklarının Kullanımı Yazdır e-Posta

Jeotermal enerji, yerkabuğunun çeşitli derinliklerinde olağandışı birikmiş ısının oluşturduğu bir enerji türüdür. Bu ısı yeryüzüne doğal olarak sıcaksu kaynağı ve buhar veya sondajlarla sıcaksu, sıcaksız-buhar ve buhar şeklinde ulaşmaktadır.

1962 yılından bu yana M.T.A. Enstitüsünce yapılan Jeoloji, Jeofizik, Jeokimya, Jeomorfoloji, sondaj ve test çalışmaları sonunda Türkiye'nin jeotermal enerji olanakları açısından çok zengin ülkeler arasında olduğu belirlenmiştir.

Yeryüzüne ulaşan (sondajlarla veya doğal olarak) buhar ve sıcaksuyun içerdiği enerjiden ya doğrudan ısıtma ya da başka enerji türlerine dönüştürülerek yararlanılmaktadır.

Bunlar
1) Elektrik Enerjisi Üretimi
2) Isıtma
a) Seraların Isıtılması
b) Tropikal Bitki Yetiştirme
c) Binaları ve Kentleri Merkezi Isıtılması ve Sıcak Su Kullanımı
d) Toprak, cadde vb. ısıtma
e) Havaalanı Pistlerini Isıtma
f) Yüzme havuzu, Fizik tedavi vb. Isıtma
3) Çeşitli Endüstriyel Uygulamalar
olarak sınıflandırılabilir.



İlk uygulama olarak Denizli-Kızıldere'de 500 kW�lık pilot türbin ve 3000 m lik pilot sera ısıtmacılığı başarılı sonuçlar vermiş, 20 MW�lık elektrik üretim santralı TEK tarafından kurulmaya başlanmış ve 1982de üretime geçmesi planlanmıştır. Bunun yanısıra her birinin kapasitesi en az Kızıldere'ninki kadar olduğu saptanan yaklaşık 15 jeotermal alanın sondaj aşamasına gelinceye kadar tüm etüdleri yapılmış durumdadır.

Eldeki verilerle yapılan bir envanter çalışmasına göre; en az toplam 4500 MW kapasiteli elektrik üretim santralının kurulup işletilebileceği saptanmıştır. Bu kapasite hallerı ülkemizde elektrik üretimi yapan tüm santralların toplam kapasitesine eşdeğerdir. Elektrik üretiminin yanısıra doğrudan ısı enerjisi şeklinde kullanımda (kent ısıtması, tarımsal yada endüstriyel uygulamada) ise yine en az 31100 termal MWlık bir enerji sağlanabileceği hesaplanmıştır. Bu enerji ile 150.000 dönüm yerin ısıtılabileceği, 6.000.000 ton ürün elde edilebileceği ve ülke ekonomisine önemli bir katkıda bulunabileceği anlaşılmıştır (Şimşek ve diğ., 1981).

Jeotermal enerjinin maliyetinde % 50-80 oranındaki düşüklüğün, tükenmezliğin, yenilenebilirliğin, devreye girme çabukluğunun ve yurdumuz düzeyindeki olumlu dağılımın yanısıra ulusal enerji kaynağı olması ve özellikle elektrik dışı uygulamalarda;,ulusal teknolojinin yeterli olabilmesi, Türkiyenin bu yeni enerji kaynağının araştırılması ve işletilmesine ne denli önem vermesi gerektiğini göstermektedir. Jeotermal enerji artan enerji gereksinimimiz ve geleceğimiz için çok önemli bir enerji potansiyelidir. (Şimşek ve diğ., 1981)

Türkiyede Jeotermal Enerji Araştırmalarına Yönelik Jeofizik Çalışmalar:

Türkiye Jeotermal Enerji yönünden şanslı ülkeler arasında yer almaktadır. Aktif faylarla sınırlı grabenler ve yaygın genç volkanizmaya bağlı olarak doğal buharın, hidrotermal alterasyonların ve sıcaklığı yer yer 100 °Cye ulaşan 600den fazla sıcak su kaynağının bulunuşu Türkiyenin önemli jetermal potansiyele sahip olduğunun bir kanıtıdır (Ültanır, 1998).

1962 yılında MTA Enstitüsü tarafından bir sıcaksu envanter çalışması olarak başlatılan Türkiyenin jeotermal enerji araştırılmasında, jeoloji, jeofizik, jeokimya, jeomorfoloji, sondaj test ve pilot jeotermal santral yapımı çalışmaları konusunda oldukça önemli deneyimler kazanılmıştır.

Jeofizik olarak; gravite, özdirenç, mağnetik ve sismik çalışmalarıyla makro ve mikro tektonik hatlar, üretime elverişli rezervuarların bulunabileceği saha sınırları ve yaklaşık derinlikler belirlenmektedir. 1981e kadar 35050 km2 gravite, 2301 nokta ve 1598 km2 özdirenç ölçüm çalışması tamamlanmıştır. Uygulanan tüm jeofizik anomaliler üzerinde gradyan sondaj yerleri seçilmektedir. Gradyan sondajları, derinlikleri 60-120 m arasında değişen ve belirlenen saha sınırları içinde yer sıcaklığının değişiminin bulunması nedeniyle yapılan sığ sondajlardır. Bu arada eldeki verilerle Türkiyenin bir ısı akısı haritası hazırlanmıştır.

Bu çalışamlarla Türkiyenin aşağıdaki önemli jeotermal alanları belirlenmiştir:
� Denizli Kızıldere Jeoermal Alanı
� Aydın Germencik Söke Jeotermal Alanı
� Çankkale Tuzla Jeotermal Alanı
� İzmir Seferihisar Jeotermal Alanı
� İzmir Agamemnun Jeotermal Alanı
� Afyon Gecek Jeotermal Alanı
� Nevşehir Acıgöl Jeotermal Alanı
� Ve diğer jeotermal alanlar
Bugüne kadar bulunan jeotermal alanların % 95i ısıtma amaçlı uygulamalara uygun sıcaklıkta olup 30 °Cnin üzerinde toplam 140 jeotermal alan Türkiye sathına dağılmış olmakla birlikte, çoğu Batı, kuzeybatı ve Orta Anadolu�da toplanmıştır (Ültanır, 1998).

Aydın Germencik Söke Jeotermal Alanı, Denizli Kızıldere Jeoermal Alanı ve Nevşehir Acıgöl Jeotermal Alanı kuyu sıcaklıklarına göre yüksek entalpili alanlar olup özellikle elektrik üretimi ve entengre ısıtma için uygundur.

Türkiyede yeteri kadar jeotermal kuyu açılmamıştır. 140 jeotermal alana karşılık açılan kuyu sayısı 200 olup dünya standartlarına göre oldukça azdır. Bu potansiyelin ortaya konulması için daha çok kuyu açılması gerekmektedir. Aramaların geliştirilmesi ile jeotermal potansiyelde önemli artışlar beklenmektedir (Ültanır, 1998).
feed0 Yorumlar

Yorum Yazın
 
  eksi not | artı not
 

security image
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu girin


busy
Yazılarla İlişiki Seçenekleri

 
< Önceki   Sonraki >