|
Arama Anahtar Sözcükleri 'Sözlük içi' |
|
Terim Ekle |
|
A| Sözlükte şu an 163 sözcük bulunmakta. |
| Sayfalar: 1 |
| Abyssal Fishes | Okyanusların çok derinlerinde yaşayan balıklar. |
| | |
| Acclimatization | Balığın yeni bir ortama veya farklı ilklim şartlarına adaptasyonu. |
| | |
| Acidic (Asidik,Asidite) | Su içindeki hidrojen iyonlarının sayısının pH 7.0 altında olması. Ayrıca suyun asidik olması aşırı yemlemeninde işareti olabilir. |
| | |
| Actinic (Aktinik) | Güneş ve benzeri ışınların kimyasal değişikler meydana getirme özelliği. Güneş ışınlarının potosentez için tam bir ışık spekturumu sağlaması. |
| | |
| Activated Carbon (Aktif Karbon) | Deniz,tatlı su ve sudaki pisliklerin katı karbon tarafından absorbe edilmesi. |
| | |
| Adipose Fin (Adipoz Yüzgeç) | Kuyruk yüzgeçine yakın, önünde ve sırt yüzgeçin gerisinde bulunan küçük dolgun bir tip yüzgeç. Tropheus'larda Adipoz yüzgeç yoktur, genelde yayın balıklarında görülür. |
| | |
| Aeration (Havalandırma) | Oksijenleme amacı ile suyun hareket ettirilmesi, havayla teması. |
| | |
| Akua (aqua) | Su, aköz bir çözelti. Su ile ilişkili terimlerde ön ek olarak kullanılır. |
| | |
| Akuatik yaşam (aquatic life) | Suda yaşayan tüm canlılar. Bu sınıfta bakteriler, balıklar, köklü bitkiler yanında zooplanktonlar ve insekt larvalar da yer alır. |
| | |
| Akufer (aquifer) | Yeraltında suyu depolayan ve/veya aktaran kum, taş veya çakıllardan oluşan geçirgen özellikteki bir jeolojik yapı veya oluşum. Bu oluşum/oluşumlar kuyu ve kaynaklara önemli miktarda su sağlarlar. |
| | |
| Akufer, kapalı (aquifer, confined) | Alt ve üstten, geçirgen olmayan veya kısmen geçirgen bir mataryel ile çevrelenmiş ve su hareketi sınırlanmış olan yeraltı su tabakası. Bu tabakadaki yeraltı suyu atmosfer basıncından daha yüksek bir basınca sahiptir. |
| | |
| Algae (Alg) | Küf, mantar ve şapkalı mantarlarıda içeren tek hücreli mikroskobik tiplerden büyük deniz yosunlarına kadar uzunan ilkel su bitkileri. |
| | |
| Alkali su (alkaline water) | pH’sı 7.4.den daha yüksek olan su. |
| | |
| Alkaline (Alkalinite) | Su içindeki hidrojen iyonlarının sayısının pH 7.0 üstünde olması. |
| | |
| Ammonia (Amonyak) | NH3 Azot döngüsünün ilk adımıdır. Amonyak genellikle balıkların idrarı, ölü balık ve bitki artıkları sonucu oluşmaktadır. Balık ölümlerinin muhtemel sebeblerindendir. Balıkların büyük çoğunluğu için çok zehirli bir maddedir. Akvaryumunuzda sıfır olmasına dikkat edin. |
| | |
| Ammonia Tower | Biyolojik filtrasyonda kullanılan, biyolojik filtrasyon malzelerinin kullanıldığı plastik bölme. Su filtre malzemeleri arasından geçerken hava ile temas edip bakteriler sayesinde zehirli amonyak ve nitritin atılmasına yardım edilmesi. Bu ıslak/kuru filtrelerde bakteri gelişimini hızlandırır. |
| | |
| Amphibious (Amfibi) | Karada ve suda yaşama yeteneği. |
| | |
| Anabatoids | Atmosfer havasını soluyan balıklar, gurami,betta gibi. |
| | |
| Anaerobic Bakteriler | Oksijensiz ortamlarda yaşayan bakteri çeşid |
| | |
| Anal Fin (Anal Yüzgeç) | Balığın kuyruk bölgesine yakın, üreme organları ile kuyruk arasındaki yüzgeç. |
| | |
| Anhidröz (anhydrous) | Susuz, su katılmamış. |
| | |
| Aragonite (Aragonit) | Bazı deniz kabuklarının ve resif mercanlarının kalsiyum karbonat iskeletini oluşturan mineral. |
| | |
| Artezyen (artesian) | Genellikle kapalı akuferle eş anlamda kullanılır. |
| | |
| Artezyen kuyu suyu (artesian well) | Basınçlı su içeren derin, yeraltı su tabakasına inilerek açılan kuyu. İsmini Avrupa’da 1126 yılında açılmış en eski kuyuya sahip olan Fransa’nın Artois bölgesinden alır. Kuyu açılarak bu suya ilk ulaşıldığında basınç etkisiyle su fışkırır. Daha sonra suyun toprak seviyesinde akışı devam eder veya etmeyebilir. |
| | |
| Asbest (asbestos) | Hava ve suda kirlenmeye yol açan ve solunması durumunda Asbestosis veya kansere yol açan bir mineral fiber. ABD’de EPA bu maddenin üretim amacıyla kullanımını ileri derecede sınırlamıştır. |
| | |
| Asidite (acidity) | Bir maddedeki hidrojen iyonlarının konsantrasyonunu [H+]belirten terim, ph olarak ifade edilir |
| | |
| Asit yağmurları (acid rain or acid preci | Sülfirik asit ve/veya nitrik asit içeren su damlacıkları, Çapları 3-30 mikron kadardır. pH’sı 5.6’dan daha azdır. Volkanik aktiviteden veya fosil yakıtlarının yanmasından açığa çıkan sülfür ve nitrojen oksitlerin atmosferdeki su ile karışmasından oluşur. Binalara ormanlara, ekinlere, suda yaşayan canlılara, doğaya zarar verir. |
| | |
| Atmometer | Buharlaşma hızını ölçmek için kullanılan alet. |
| | |
| Azotlu atıklar (nitrogenous waste) | Amonyak ve nitrit gibi azotlu maddeler içeren atık sular. (Su Kalitesi) |
| | |
| Ağır metaller (heavy metals) | Kadmiyum, krom, kurşun, civa, nikel ve arsenik gibi metaller. Bunlar çeşitli ürünlerin üretiminde kullanılırlar, kimi endüstriyel, şehirsel ve kırsal atıkların yapısında yer alırlar. Besin zincirinde birikme eğilimi gösterirler. Bitki ve hayvanlara toksik etkileri vardır. |
| | |
| Ağır su (heavy water) | Deuterium Oxide (D2 O). Bazı nükleer reaktörlerde moderatör olarak kullanılır. Hidrojeninin atom ağırlığı 1’den veya oksijeninin atom ağırlığı 16’dan daha yüksektir. Özellikle normal oksijen atomuna, atom ağırlığı 2 olan hidrojen isotopunun bağlanması ile oluşur. |
| | |
| Bakteri (bacteria) | Tek-hücreli canlı, mikroorganizma. Pek çoğu hastalık etmeni olarak karşımıza çıkar. Hastalık yapmayan bazı bakteri türleri, antibiyotik üretiminde, besinlerin mayalandırılmasında kullanılır. |
| | |
| Bakteriyel su kirliliği (bacterial water | Su içerisinde istenmeyen bakterilerin bulunması durumu. Bu tür sular pek çok hastalığa neden olabilirler. |
| | |
| Basınçlı filtrasyon (pressure filtration | Dıştan bir basınç uygulanarak sudan tortu bırakan maddelerin ayrıştırılması işlemi. (Su Kalitesi) |
| | |
| Batimetrik harita (bathymetric map) | Göller, okyanuslar, nehir ve denizlerdeki suyun derinliğini gösteren harita. |
| | |
| Batometre (bathometer) | Suyun derinliğini ölçmek için kullanılan alet. |
| | |
| Baz (base) | Suda çözünen, acı lezzette bileşiklerdir. Bunların pH değerleri 7’nin üzerindedir. Asitlerle tepkimeye girerek tuz oluştururlar. Asitten bir proton alıp, bir çift elektron verirler. (2) Çözelti içinde iken ortama hidroksil iyonları verirler. Bu tür çözeltiler sabunumsu, asitleri nötralize eden ve elektriği ileten özelliklere sahiptirler. |
| | |
| Besin zinciri (food chain) | Beslenme açısından bir sıra oluşturan bir dizi organizma. Bu sistemde besindeki enerji bir organizmadan diğerine nakledilir. Bu enerji transferi daha yüksek organizmanın daha alt organizmayı tüketmesi şeklinde gerçekleşir. |
| | |
| Bikarbonat (bicarbonate) | HCO3 grubu içeren bileşik, örneğin sodyum bikarbonat (NaHCO3 ). Bu bileşik suda iyonize olur ve HCO3 üretir. |
| | |
| Biological Filtration (Biyolojik Filtras | Zehirli maddelerin parçalamasıyla oluşturulan süzme süreci. Bu parçalanma sürecinde yararlı bakteriler yardımı ile zararlı maddeler ayrıştırılarak daha zararsız hale getirilir, filtreler malesef zararlı maddeleri tamamen filtre edemiyor. |
| | |
| Brackish Water (Acı Su) | Tatlı su ile deniz suyu arasında kalan bir çeşit su tipi, genellikle büyük göllerin veya nehirlerin okyonuslara aktığı yerlerde bulunur, tuzluluk oranı tatlısuya göre daha azdır. |
| | |
| Bubble Nest (Köpük Yuva) | Kabaracık yuvası, labirentli balıkların yumurtalarını suyun yüzeyinde oluşturdukları kabarcıkların içene yerleştirdikleri yuva. |
| | |
| Buccal Incubation | Yumurtaları ağızda kuluçkaya yatırma. |
| | |
| Buffer (Tamponlayıcı) | Suyun, içindeki pH değişimlerine dayanmasını sağlayan süreçtir. Suyun kalsiyum karbonat içeriği ne kadar fazlaysa tamponlama kapasiteside o kadar yüksek olur. |
| | |
| Buharlaşma (evaporation) | Suyun veya diğer sıvı maddelerin gaz haline dönüşme süreci. Atmosferde tersine gerçekleşen olay yoğunlaşmadır. Yeryüzünün % 75'nin okyanus, deniz, göl ve ırmaklarla kaplı olduğu düşünülürse, günde çok büyük miktarda su buharı atmosfere taşınmaktadır. Sıcak ve kuru iklimlerde buharlaşma daha fazladır. Buharlaşma (evaporation) - Sıvının gaz formuna dönüştüğü fiziksel durum.
|
| | |
| Bulanıklık (turbidity) | Asılı partiküller nedeniyle berraklığın bozulmasının bir ölçüsü. Bulanıklığa neden olan materyaller kil, çamur, çok küçük organik ve inorganik partiküller, çözünmüş renkli organik bileşikler, planktonlar, diğer mikroskobik mikroorganizmalar. Bulanıklığın partiküller üzerinde patojen bakterilerin yerleşmesi ve dezenfeksiyondan etkilenmemesi nedeniyle sağlığa olumsuz etkisi olabilir. |
| | |
| Buz örtüsü (ice cap) | Denizler veya karalar üzerinde oldukça geniş bir alanın kar veya buzla kaplanması. Dünya üzerinde birkaç tane buz örtüsü vardır. Bunlar; Antarktik Kıtası, Grönland, ile Kuzey Amerika’nın kuzeyi ve Doğu Sibirya'yı da içine alacak şekilde kutup boyunca uzanan Kutup Denizi’dir. |
| | |
| Buzul (iceberg) | Karasal kökenli, hareketli buz kütleleri. Kutuplarda, kara üzerine yağan karlar birikir ve zamanla eriyen kar suyu donarak büyük kütleler oluşturur. Sürekli bu yolla donarak büyüyen buz kütlelerinin okyanus kıyılarına kadar uzanması sonucunda uç kısımları kopar ve okyanusta yavaşça hareket eden buz kütleleri oluşur. Antarktik Kıtası’nda bulunan dev buzullar onlarca kilometre genişliğinde yüzlerce kilometre uzunluğundadır ve deniz seviyesinden yukarıda kalan kısmının yüksekliği 90-100 metreye kadar uzanır. Bu tür bir buzulun denizin altında kalan kısmı da 700-800 metre civarındadır. |
| | |
| C ( C ) | Santigrat derece (C). Sıcaklık ölçü birimi. |
| | |
| Calcium Carbonate (Kalsiyum Karbonat) | CaCO3 Sert suda yüksek konsantrasyonlarda bulunan beyaz, kristalize bir mineral. |
| | |
| Carnivorous (Karnivor) | Etçil, canlı balık avlayanlar. |
| | |
| Chemical Filtration (Kimyasal Filtrasyon | Kimyasal reaksiyonla çözümlenmiş artıkların arıtılması. |
| | |
| Chiller (Soğutucu) | Akvaryumun ısısını düşürmek için kullanılan soğutucu, akvaryum kliması. |
| | |
| Chloramine (Kloramin) | Sular idaerisinin veya belediyelerin içme suyundaki mikropları öldürmek amacı ile kullandıkları kimyasal, balıklar için öldürücü, çeşitli su düzenleyiciler ile sudaki etkisi engellenebiliyor. Suyu uzun süre havalandırarak dinlendirmek kloraminin etkisini azaltmak için yeterlidir. |
| | |
| Chlorine (Klor) | CL2 Sular idaerisinin veya beledeyelerin içme suyundaki mikropları öldürmek amacı ile kullandıkları kimyasal, balıklar için öldürücü olabiliyor, çeşitli su düzenleyiciler ile sudaki klorun etkisi engellenebiliyor. Suyu bir süre havalandırarak dinlendirmek klorun uçması için yeterlidir. |
| | |
| Cichlid | Asya, Afrika ve Güney Amerika'ya kadar uzanan bölgede yaşayan bir tür tatlı su balığının genel adı. |
| | |
| Cirri | Bazı soğuk su türlerinin gözünün üzerinde bulunan kısa bir organ. |
| | |
| Conductivity (İletkenlik) | Suyun geçirgenliği,iletkenlik. |
| | |
| Coral Sand (Mercan Kırığı) | Mercanların ezilerek kum haline getirilmesi. |
| | |
| Çözünmüş katı maddeler (dissolved solids | Katı durumda iken suya karışıp çözünür hale gelmiş bileşikler. |
| | |
| Çözünmüş katılar (dissolved solids) | Suda çözünmüş olan mineral ve organik materyaller. Bu maddeler su buharlaştırıldığında veya kurutulduğunda kalıntı bırakırlar. Çözünmüş katıların miktarlarının fazla olması içilebilirliğini ve endüstride kullanımını olumsuz etkiler. Suda bu maddelerin konsantrasyonu analitik olarak belirlenir veya “buharlaştırma sonrası kalıntı” yöntemi ile saptanır. |
| | |
| Çözünmüş oksijen (dissolved oxygen)(DO) | Suda çözünmüş halde bulunan oksijen gazı. |
| | |
| Çözünürlük (solubility) | Bir maddenin solüt oluşturma kapasitesi. Şeker suda yüksek bir çözünürlük oluştururken altının çözünürlüğü düşüktür |
| | |
| Daphnia (Su Piresi) | Göllerde ve havuzlarda yaşayan küçük canlılar, su piresi |
| | |
| DDT (Dichlorodiphenyltrichloroethane) | Renksiz, kokusuz, suda çözünmeyen kristal yapılı insektisit. Formülü C14 H9 Cl5. Ekosistemlerde birikir ve vertebralılarda toksik etki gösterir. DDT 1972 yılında EPA tarafından üretimi ve dağıtımı yasaklanana kadar yaygın bir şekilde kullanılmıştır. Yıllar öncesinden kullanımı durdurulmuş olmasına karşın parçalanma ömrünün çok uzun olması nedeniyle (yarı ömrü 15 yıl) kalıntıları toprak, nehir, bitki ve hayvanlarda hala görülmeye devam etmektedir. |
| | |
| Defloridasyon (defluoridation) | Sudaki flor düzeyinin dişlerde leke oluşumunu (florosis) önleyecek seviyeye indirilmesi işlemi. (Su Kalitesi) |
| | |
| Dehidrasyon (dehydration) | Bir madde ya da bileşikten suyu çıkarma işlemi. (2) Vücutta, vücudun bir kısmında ya da harhangi bir organdaki sıvı düzeyinin yetersizliğinden kaynaklanan hastalık. |
| | |
| Dehidrate etmek (dehydrate) | Bir kimyasal bileşiğin yapısından bağlı suyu ya da moleküler olarak su oluşturabilecek oranlarda bulunan hidrojen ve oksijeni çıkarmak. (2) Besinlerdeki suyu çıkarma işlemi. (3) Anhidröz-susuz hale getirmek için suyu çıkarma işlemi. (4) Su veya nemini kaybetmek, kurumak. |
| | |
| Deionizer | Mekanik ve kimyasal filtrasyonda çeşme suyunu akvaryuma vermeden önce suyun temizlenmesi işi yapan aygıt, bölüm. |
| | |
| Deiyonize su (deionized water) | İyon değişim sistemi ile iyonları ayrıştırılmış su. |
| | |
| Deklorinasyon (dechlorinate) | Sudan kloru çıkarma işlemi. |
| | |
| Demineralizasyon (demineralization) | Bir sıvıdan, örneğin sudan, çözünmüş mineral veya mineral tuzlarının ayrıştırılması işlemi. Bu işlemde su iyon değişim ünitesinden geçirilir ve çözünmüş iyonik bileşikler yapıdan ayrıştırılır. Elektrolit olmayan ögeler ve kolloid maddeler bu yolla ayırt edilemezler. Bu su aynı zamanda deiyonize su olarak da bilinir. |
| | |
| Denitrification (Denitrifikasyon) | Sudan azot ve azotlu bileşiklerin çıkarılma süreci. |
| | |
| Deniz kirliliği (marine pollution) | Okyanuslar, körfezler ve denizlerdeki kirlenme. |
| | |
| Deniz yaşamı (marine life) | Denizde yaşayan bitki ve hayvanlar. Bu organizmalar 3 gruba ayrılırlar: (1) Benthos - Kelp gibi bitkiler ile dipte yaşayan hayvanlar; (2) Nekton - Balık gibi yüzen hayvanlar ile su akımından bağımsız hareket eden balinalar; (3) Plankton - akıma bağlı taşınan çeşitli küçük mikroskopik organizmalar. |
| | |
| Denize ait (marine) | Denizle ilgili konular. |
| | |
| Desalinasyon (desalination) | Çözünmüş halde bulunan tuzları sudan ayırarak suyun saflaştırılması . |
| | |
| Dezenfeksiyon (disinfection) | Bir madde içindeki mikroorganizmaların büyük bir kısmının öldürülmesi. Bu işlem bakteri sporlarını ortadan kaldırmaz. Günümüzde içme suları için en çok kullanılan dezenfeksiyon yöntemi klorlamadır. Diğer yöntemler ozonlama ve ultraviyole radyasyonudur. (Su Kalitesi) |
| | |
| Dezenfektan (disinfectant) | Sudaki patojen mikroorganizmaları öldürmek için kullanılan bir madde. |
| | |
| Dezenfektan yan ürünü (disinfectant by-p | Klor gibi bir dezenfektan maddenin sudaki hayvansal veya bitkisel kaynaklı organik materyallerle oluşturdukları bileşikler. Bu ürünler insanlar için şüpheli karsinojen maddeler olarak bilinirler. EPA trihalometanlar adı verilen bu bileşikler için maksimum kontaminant düzeylerini belirlemiştir. |
| | |
| Diatoms | İçeriği klorofil ve besleyici lipit olan, okyanus ve tatlısularda bulunan tek hücreli organizmalara verilen genel isim. |
| | |
| Dilüsyon (dilution) | Bir maddenin hava veya su içerisindeki konsantrasyonunun azaltılması. |
| | |
| Distilasyon (distillation) | Bir sıvıyı gaz/buhar haline gelene kadar ısıtıp, oluşan buhar/gazı soğutarak yeniden sıvı haline yoğunlaştırma işlemi. |
| | |
| Distile su (distilled water) | Distilasyon ile demineralize edilmiş su |
| | |
| Distile su (distilled water) (DW) | Distilasyon işlemi ile saflaştırılmış olan su. Çeşitli kimyasallar ve iyonlar içeren su kaynatılır ve oluşan buhar yoğunlaştırılır. İnorganik iyonlar buharlaşmadığından buhardan yoğunlaştırlarak elde edilmiş su tuz içermez. |
| | |
| Doğal su (natural water) | Kuyudan veya artezyen kuyusundan elde edilmiş, mineral çıkarılması veya eklemesi yapılmamış sulardır. Bu tür sulara, sağlık otoritelerinin onay verdiği bir yöntemle, yalnızca mikrobiyolojik olarak işlem yapılabilir. |
| | |
| E. Coli (Escherichia Coli) | İnsanların ve diğer sıcak kanlı hayvanların bağırsaklarında yaşayan bakteri. Dışkıda bol miktarda bulunur. İçme suyunda E. Coli bulunması bu suda dışkı ile bulaşma olduğunu ve daha tehlikeli bakterilerin mevcut olduğunu gösterir. |
| | |
| Ectoparasite (Dış Parazit) | Balığın vücudunun dışında yaşayan yaşayan parazit. |
| | |
| Ekoloji (ecology) | Organizmalarla çevreleri arasındaki ilişkileri inceleyen bilim dalı. |
| | |
| Endüstriyel kirlenme (industrial polluti | Endüstriyel atıklarla oluşan kirlenme. |
| | |
| Erozyon (erosion) | Toprak yüzeyinin akan su, rüzgar, buzlanma ve diğer jeolojik ajanlarla aşınması. |
| | |
| Fenoller (phenols) | Çok düşük konsantrasyonlarda bulunduklarında dahi suda tat ve koku problemi oluşturan, daha yüksek konsantrasyonlarda sudaki canlılara zehirli etki gösteren bir grup organik bileşikler. Petrol rafinasyonu, tekstil, boya, reçine üretimi sırasında oluşan yan ürünlerdir. |
| | |
| Filtrasyon (filtration) | Bir sıvı ya da gazı delikli bir mataryelden (membran, kağıt veya kum) geçirerek içindeki asılı halde bulunan partikülleri ayırma işlemi. (2) Sudaki katı partiküllerin delikli bir mataryel; kum ya da filtreden geçirilerek ayrılması işlemi. Bu işlem sıklıkla hastalık yapıcı öğeleri de içeren partikülleri sudan ayırmak için kullanılır (Su Kalitesi). |
| | |
| Filtrat (filtrate) | Filtreden geçirilmiş sıvı. |
| | |
| Florid (fluoride) | Florun diğer bir elementle yapmış olduğu bileşik. İçme sularına diş çürümelerini önlemek amacıyla eklenir. |
| | |
| Fosfat (phosphate) | Fosfat (PO4 -3) grubu içeren kimyasallar için kulanılır. Fosfat grubu içeren kimyasal organik veya inorganik olabilir, partikül formunda veya çözünmüş olabilir. Fosfatlar bitkiler için önemli bir besin öğesidir. Bu nedenle gübrelerin bileşiminde bulunur. Diğer kaynak deterjanlardır. Fosfat içeren atık sular yüzey sularına deşarj olduklarında su bitkilerinin aşırı derecede büyümesine neden olurlar. |
| | |
| Fosforik asit (phosphoric acid) | H3 PO4, gübrelerin önemli bir bileşenidir. Gübrelerdeki fosfor, sularda alglerin aşırı büyümesine, oksijen kayıplarına yol açarak sudaki canlıların yaşamını olumsuz etkiler. |
| | |
| Fotosentez (photosynthesis) | Yeşil bitkiler ve bazı diğer organizmalar tarafından karbondioksit ve sudan ışık enerjisini kullanarak karbonhidratların sentez edilmesi. Fotosentezde genellikle son ürün olarak oksijen açığa çıkar. Klorofil bu proseste katalizör olarak işlev görür. |
| | |
| Fry | Yeni doğmuş veya yumurtadan yeni çıkmış yavru balık. |
| | |
| Fungus | Balığın gövdesinde oluşan pamuğa benzeyen mantar. |
| | |
| Giardia lamblia | İçme suyuna bulaştığında mide-bağırsak sisteminde şiddetli hastalığa (Giardiasis) neden olan bir protozoa. Genelde filtre edilmemiş ve klorlanmamış sularla bulaşır. Hastalık çocuklarda yetişkinlere oranla daha yaygın görülür, karında rahatsızlık hissi, bulantı, değişimli kabız ve ishale yol açar. |
| | |
| Gill | Solungaç, balığın solunum işlemi sırasında kullandığı organ, Sudaki O2'ni süzer. |
| | |
| Glokonit (glauconite) | Potasyum, demir, alüminyum veya magnezyumun hidröz silikatı. Formülü;(K,Na)(Al,Fe,Mg)2 (Al,Si)4 O10 (OH)2. Yeşil kumda bulunur, gübre olarak ve su yumuşatıcı olarak kullanılır. |
| | |
| Gonopodia | Canlı doğuranların erkeklerinin, dişilerinin içine sperm koymakta kullandığı uzun bir görünüme sahip anal yüzgeçler. |
| | |
| Guanin | Pulların altında bulunan, ışığın yansımasını temin eden madde, genelde tatlısu balıklarında bulunur. |
| | |
| H20 | suyun kimyasal formülü. |
| | |
| Habitat (habitat) | Hayvan veya bitkinin yetiştiği doğal ortam. Besin, su, barınma, vb olanakların hayvanların ihtiyaçlarına uygun olarak düzenlenmesi. |
| | |
| Hafif su (light water) | Fizik ve kimyada ağır su (deuteryum oksit) ile karşılaştırmalı olarak normal, her gün kullandığımız suya verilen ad. Bkz. Ağır su. |
| | |
| Hafif Su Reaktörü (Light Water Reactor) | Hafif suyu kullanan nükleer reaktör. Isı şeklinde uranyum yakıtından salınan Fizyon enerjisi, elektrik enerjisi oluşturan buhar çarkına aktarılır. Suyun sıcaklığı yükselir, ısı değişim ünitelerinde bu ısı buhar oluşumunu sağlar ve elektrik oluşturulur. Bu işlemler reaktörden dışarıya sürekli ısı çıkışı sağlar. Bu sistem içinde su aynı zamanda fizyon ile açığa çıkan nötronların eneji seviyesini düşürmek ve bir sonraki fizyon oluşumuna katkıda bulunmak için de kullanılır. ABD’de en yaygın kullanılan reaktör çeşididir. |
| | |
| Hard Water (Sert Su) | Su içersinde çözünmüş tuz miktarının yoğun olması. |
| | |
| Hidrasyon (hydration) | Suyun diğer bir öğe ile kimyasal kombinasyonu. |
| | |
| Hidrat (hydrated) | Kimyasal olarak su ile kombinasyon yapmış olan. |
| | |
| Hidrolik (hydrolic) | Suyla çalışan, hareket eden. |
| | |
| Ich, Ichtyophthirius (Beyaz Benek) | Beyaz nokta olarak bilinen, tek hücreli bir parazit |
| | |
| Invertebrates (Omurgasızlar) | Omurgasız tuzlusu hayvanları. |
| | |
| Isı bitkinliği (heat exhaustion) | Sıcak ve güneş çarpmasından farklı olarak, düşük iç ısı üretimi ve düşük vücut sıcaklığı nedeniyle, vücudun aşırı sıcak ve nemli havaya uyum sağlayamaması sonucunda olumsuz sağlık koşullarının yaşanmasıdır. Isıdan kaynaklanan bu rahatsızlığın belirtileri, halsizlik, aşırı terleme, soğuk bir cilt, baş dönmesi, bulantı ve kas kramplarıdır. |
| | |
| Jul (joule) | Enerji birimi. Bir joule bir newtonluk bir güce karşı bir objeyi bir metre hareket ettiren iş miktarıdır. |
| | |
| Kalkwasser | Suda çözülmüş olarak bulunan kalsiyum hidroksit. |
| | |
| Kalori (calorie) | Kalorinin iki ayrı tanımı vardır: 1) Küçük “k” harfiyle yazılan kalori, bir ısı enerjisi birimidir ve 15 °C'deki bir gram suyun sıcaklığını 1 °C yükseltebilmek için gerekli olan ısı miktarını gösterir. 2) Büyük “K” harfiyle yazılan Kalori, büyük kalori ya da kilokalori (kcal) olarak da adlandırılır ve besinlerin enerji değerini ifade etmek için kullanılır. 1 Kalori (kcal) = 1000 kaloridir. |
| | |
| Karbonatlı su (carbonated water) | Basınç altında saf karbondioksit gazı verilerek hazırlanmış efervesan su. İçecek olarak kullanılır. Soda veya klüp soda olarak da bilinir. |
| | |
| Kaynak suyu (spring water) | Yeraltındaki jeolojik özelliklere bağlı olarak, doğal bir biçimde yerin üstüne yükselen sulardır. Bu sular yerin üstünde ortaya çıktığı kaynaktan da, yeraltındaki kaynağına inilerek de temin edilebilir. |
| | |
| Kireç (lime) | Kalsiyum oksit (CaO). Suyu yumuşatma, atık sularda fosforun çıkarılması gbi uygulamalarda kullanılır. |
| | |
| Klorlama (chlorination) | Klor gazı veya hipoklor ile suyun dezenfeksiyonu. |
| | |
| Labyrinth Organ (Labirent Organı) | Beta Gurami labirentli balıklarda bulunan solunum organı. |
| | |
| Lamprey | Yılan balığı şeklinde yuvarlak ağızlı, emici bir su hayvanı. |
| | |
| Langeliyer indeksi (Langelier Index - LI | Suyun borularda kireç oluşturma veya kireci çözme özelliğini tanımlayan indeks. Bu indeks özellikle biriken kirecin ekipmanlara zarar verebileceği sistemlerde önemli bir değerlendirme kriteridir. İndeks suda pH, alkalinite, kalsiyum konsantrasyonu, çözünen katı maddelerin total miktarı ve sıcaklığa bakılarak hesaplanır. Pozitif değer kireç oluşturma eğilimini, negatif değer ise suyun kireci çözme ve muhtemelen korozyon oluşturma eğilimini gösterir. |
| | |
| LC50 (öldürücü konsantrasyon- 50) | Toksik bir maddenin özel test koşulları ve zaman periyodlarında test edilen organizmaların %50’sinde öldürücü etki yapan konsantrasyonu. |
| | |
| LD50 (öldürücü doz-50) | Toksik bir maddenin spesifik bir zamanda test edilen organizmaların %50’sinde öldürücü etki yapan dozu. Bu doz organizmaya verilen gerçek miktarı gösterir. |
| | |
| Litmus (litmus) | Suda çözünen mavi toz. Asitlik arttıkça rengi kırmızıya, baz özellik arttıkça maviye döner. |
| | |
| Maksimum kontaminant düzeyi | Bir maddenin yasayla içme suyunda izin verilen ve insan sağlığına risk oluşturmadığı belirlenen en yüksek düzeyi. MCL bir grup inorganik ve organik kimyasallar, turbidite, koliform bakteriler ve belli radyoaktif materyaller için belirlenmiştir. |
| | |
| Membran filtrasyonu (membrane filtration | Yarı geçirgen bir membrana güç uygulanarak maddeleri sudan ayırma işlemi. Membran filtrasyonu günümüzde sudan tuzu ayırma yanında partikülleri, renk ve kokuya neden olan, tadı etkileyen organik materyalleri, bakteri vb mikroorganizmaları da temizleme amacıyla giderek artan oranda tercih edilmektedir. |
| | |
| Mouth Brooder | Yumurtalarını veya yavrularını ağızda büyütüp,barındıran balıklara verilen isim. |
| | |
| Nitrification (Nitrifikasyon) | Bakteriler tarafından, zehirli amonyağın, nitrit ve nitrata dönüştürüldüğü kimyasal süreç. |
| | |
| NTU | Bulanıklık ölçü birimi. Sular 20 NTU seviyesine kadar temiz bir görünümdedir. Bulanıklık 75 NTU'ya ulaştığında suyun görünümü bulutlu bir yapıdadır. Amerikan içme suyu standartlarına göre 1 NTU'nun altında olmalıdır. |
| | |
| Operculum, Opercle | Solungaç kapağı |
| | |
| Ordanik Maddeler | Karbon bileşikleridir. Karbonun kimyasal yapısı diğer elementlerle sayısız kombinasyonlar meydana getirmesine izin verir. Tüm organik maddeler yaşayan organizmaların ( bitki, bakteri, virüs, protozon, yosun, v.b. ) bozulmaları ve çürümeleri ile meydana gelmektedir. |
| | |
| Peat (Turba, torf) | Çürümüş bitkilerden elde edilen kömür, turba yosunu. Suyun pH'nı düşürmek için kullanılan bir tür yosun. |
| | |
| Pestisit | ( İçme Suyu Max : 0.00001 ppm ) |
| | |
| PH | Sudaki hidrojen iyonlarını konsantrasyonudur. Değeri 0 ile 14 arasında değişir. Nötr bir suyun pH değeri 7 dir. Düşük pH değeri suyun asidik; yüksek pH değeri bazik olduğunu gösterir. ( İçme Suyu Min : 5.5 Max : 8.5 ) |
| | |
| Phosphorous (Fosfor) | Fosforlu. Deniz akvaryumları için önemli trace elementlerden biridir. Genetik madde bloklarının inşasında ATP (adenosine triphosphate) oluşumuna yardım eder. |
| | |
| PPM ( mg/l ) | Kilogramın milyonda biridir. |
| | |
| Protein Skimmer | Protein toplayıcısı, deniz akvaryumlarında, elektrik yüklü, aktive edilmiş bir köpük oluşturarak sudan atık maddeleri toplayan bir çeşit filtre. |
| | |
| Redox | Bir su kütlesindeki azalma ve oksidasyon potansiyeli için kullanılan kısaltma. Yüksek redox potansiyelli bir su berrak,iyi kaliteli ve yüksek düzeyde O2'e sahiptir. Düşük redox potansiyelli bir su ise düşük kalitesi ve yetersiz düzeyde O2 içerdiğini gösterir. |
| | |
| REJENERASYON | İşleme suyu veya atık sudan uzaklaştırılan iyonların iyon değiştirme reçinesinden atılması. |
| | |
| Sediment | Akvaryum tabanında biriken atıklar,yem,bitki,ölü balık, tortular. |
| | |
| Sert Su | Suyun sertliği, evsel, ticari ve endüstriyel kullanımlarda en çok rastlanan problemdir. Suya sertlik veren mineraller daha çok suda çözünmüş olarak bulunan kalsiyum ve magnezyum mineralleridir. Suyun sertlik sınıflaması şu şekilde verilebilir. |
| | |
| Sertlik | Suda bulunan 2 veya daha yüksek değerlikli metal iyonlarının toplam konsantrasyonuna sertlik denir. Sertliği oluşturan en önemli etmenler Kalsiyum ve Magnezyum olup; diğerleri ihmal edilebilecek düzeydedir. Sertliğin ortaya çıktığı iki önemli oluşum vardır. Biri metal iyonlarının sabunlarla çözünmez tuzlar oluşturması sonucu sabunların köpürmemesidir. Diğeri ise sert suların özellikle sıcak olan yüzeylerde pH ve sıcaklığa bağlı olarak çözünmeyen tuzların açığa çıkması ile kabuk oluşturmasıdır. Sert sularda köpürme geç olduğundan sabun sarfiyatı fazladır. Suyun içindeki kalsiyum ve magnezyum, sabunların bileşiminde bulunan sodyum ve potasyum ile yer değiştirerek tamamen sarf edildikten sonra köpürme başlar. Sert suların kullanıldığı tekstil işletmelerinde, boyaların dokuma içerisine tam olarak nüfus etmesi güçleşir. |
| | |
| Sterilizasyon | Dezenfeksiyon ve sterilizasyon işlemleri birbirinden ayrılmalıdır. Sterilizasyon, dezenfeksiyondan daha ileri bir kademe olup, sporlar dahil sudaki tüm canlıların öldürülmesidir. |
| | |
| Su Yumuşatma Sistemleri | Su yumuşatma cihazları ham suda bulunan kalsiyum ve magnezyumu sudan uzaklaştırır. sonuçta bu işlemi yapan mineral tankında bulunan katyonik reçinedir. Basit iyon değişim prensibi ile çalışan bu reçineler, sularda bulunan Ca ve Mg iyonlarını yakalar ve bunların yerine reçine yapısındaki Na iyonlarını bırakır. Reçinenin doyması dediğimiz; Na iyonlarının tükenmesi durumunda ise sistem tuzlu su ile rejenere edilerek tekrar servise alınır. Su yumuşatma sistemleri aynı zamanda 1 mg/L ‘den fazla demir ve manganezi de yakalar. Fe ve Mn ‘ın 1 mg/L 'den fazla olduğu sularda, yumuşatıcı ünitenin sağlıklı çalışabilmesi için ön arıtım yapılması gerekmektedir. |
| | |
| Substrate (Substrat) | Akvaryum tabanında kullanılan çakıl,mercan kırığı,midye kırığı,nehir kumu. Alt tabaka,alttaş. |
| | |
| Swim Bladder,Air Bladder | Balığın suyun içersinde dengede durabilmesini sağlayan içinde gaz dolu olan organ. |
| | |
| Tatlı Su ve Acı Su | Toplam Çözünmüş Madde (TDS) suların mineral ve iyon zenginliğini gösteren önemli parametrelerden bir tanesidir. Çünkü, tabiatta sular, kaynaklarına göre, TDS konsantrasyonları açısından farklılıklar gösterirler. 1500 mg/Lt TDS konsantrasyonu "Tatlı Su" kaynakları için üst limittir. 5000 mg/Lt TDS'ye sahip sular genel olarak "Acı Su" olarak tabir edilirken daha fazla TDS içeren sular "Tuzlu Su" olarak tanımlanır. Sularda yüksek oranda TDS bulunması (> 2000 mg/Lt) hemen her kullanım amacı için suda iyon giderme işlemini gerektiren bir durumdur. Bu tip bir su endüstriyel veya sosyal su temininde kısıtlı amaçlar haricinde kullanılamayacağı gibi, sulama suyu amaçlı olarak ta kullanılamaz. |
| | |
| Ters Osmoz Sistemi | Saf su eldesi için su içerisindeki tüm mineral ve maddelerin sudan ayrılmasını sağlayan bir sistemdir. Bu cihazlarda verim %50-75 olup maddeler %99 oranında arıtılır. Ters osmoz membranı poliamid ve benzeri malzemeden yapılmıştır. Membran delikleri 1-10 oA arasındadır. oA = Angstrom 10-10 metredir. Delik çapları o kadar küçüktür ki iyonların çoğu da dahil olmak üzere hemen hiçbir şey geçemez. Suyu bu derecede ince deliklerden geçişe zorlamak için basınçlandırmak gerekmektedir. Bu nedenle sistemde pompa kullanılmaktadır. |
| | |
| Trace Elements (Eser Elementler) | Tatlısu ve tuzlu su akvaryumlarında gerekli olan birçok elemente verilen genel isim, çok az miktarda bulunur, kalsiyum, stransiyum, iyot, ozon, kobalt, demir, bakır, selenyum. |
| | |
| Trickle Filter | Bölmelerde biyolojik filtrasyon malzelerinin kullanıldığı, suyun filtre malzemeleri arasından geçerken hava ile temas edip yararlı bakteriler sayesinde zehirli amonyak ve nitritin atılmasına yardım edilmesi. Bu ıslak/kuru değişim filtrelerdeki bakteri gelişimini hızlandırır. |
| | |
| Tubercle | Tatlısu balıklarının solugaç kapaklarında görünen küçük beyaz sivilce benzeri kabarcıklar. |
| | |
| UV | Güneş ışınlarının 2537 angström dalga boyundaki halidir. UV ışınları mikro organizmalar ile direkt temas ederek hücre zarlarından geçer ve DNA yapılarını bozarak ölümlerine sebep olur. UV, görünen ışından daha fazla; x ışınından ise daha az enerjiye sahiptir. UV suyun tadında ve bileşiminde hiçbir değişiklik meydana getirmez. |
| | |
| Virüs | Mikroskopta görülebilen,enjeksiyona neden olan,yalnızca canlı bir gelişebilen ve çoğalabilen çok sayıda etmenin genel adı. |
| | |
| Wet/Dry Filter (Islak Kuru Filtreler) | Islak/Kuru filtre, bölmelerinde biyolojik filtrasyon malzelerinin kullanıldığı, suyun filtre malzemeleri arasından geçerken hava ile temas edip yararlı bakteriler sayesinde zehirli amonyak ve nitritin daha hızlı atılmasını sağlayan filtre tipi. |
| | |
| İçme suyu (potable water, drinking water | İçmek için uygun özellikleri taşıyan ve güvenilir olarak değerlendirilen su. ABD’de EPA’nın belirlediği içme suyu standartlarına uygun olma şartı şunları kapsamaktadır: korunma alanlarının sınırlarının belirlenmesi, kontaminasyon kaynaklarının ortaya konması, değişiklikleri kontrol altında tutmak için ölçüm işlemlerini sürekli gerçekleştirmek ve gelecek için planlar yapmak. |
| | |
| Yumuşatma | En yaygın şekli “iyon değiştirme”dir. Bu işlemde suya sertlik veren Ca++ ve Mg++ iyonları katyonik bir reçineden geçirilerek sudan alınır ve yerine hiç bir şekilde sertliğe sebep olmayan Na+ iyonları suya geçer. Reçine Ca ve Mg iyonları ile doyduğunda; yüksek yoğunluktaki tuzlu su ile rejenerasyon yapılarak yeniden Na iyonları ile yüklenmesi sağlanır. |
| | |
| İz elementler (trace metals) | Çözünür olmamaları nedeniyle suyun 1 litresinde 1 milligram’dan daha az bulunan mineraller. |
| | |
| Zeolite (Zeolit) | Amonyağı kendi üzerinde toplayarak akvaryumdan atılmasını sağlayan madde, sadece tatlısu akvaryumlarında kullanılır. |
| | |
|
|
Glossary V2.0 |