|
Sizelerde evinizin bahçesinde çok basit bir şekilde suyunuzu arıtabilirsiniz üstelik suyunuzu arıtmakla kalmayacak ayrıca peyzaj açısından oldukça hoş göründüğünede şait olacaksınız.Sistem çok basit ve çevrenizde rasladınız bir çok sulak alan bitkisinide bu amaçala kullanmanız mümkün.Örneğin:Potamogeton pectinatus, Ruppia cirrhosa, Chara canescens, Lamprothamnium papulosum, Bulboschoenus maritimus, Phragmites australis, Schoenoplectus litoralis, Typha spp. gibi türler bu amaçala kullanılabileceği gibi istediğiniz türkeleri ekleyebilirsiniz. Doğal arıtma sistemi nasıl kuruluyor? Doğal arıtma tesisinin yapımı oldukça basit. Önce, dikdörtgen şeklinde bir havuz kazılıyor. Ardından, köklü bitkilerin tutunabileceği toprak, kum ve çakıldan oluşan karışım, havuzun altına seriliyor. Dağıtım ve drenaj boruları döşendikten sonra uygun sucul bitkilerin dikimine geçiliyor. Bitki olarak suyu seven, sulak ortamda kendiliğinden yetişen saçak köklü bitkiler, sazlar ve kamışlar kullanılıyor. Bitkilerin dikiminden sonra tesisin inşası tamamlanıyor. Evsel atıklar ve kanalizasyon suyu, borular kanalıyla havuza aktarılıyor. Kendi kendini yenileyebilme özelliği olan bu bitkiler suyu kirleten azot, fosfor, potasyum ve karbon gibi elementleri tüketerek besleniyor ve havadan aldığı oksijeni de kökleri vasıtasıyla suya ileterek, arıtma işlemini gerçekleştiriyor. Bu işte bitkilere ortamdaki mikroorganizmalar da katkıda bulunuyor. Tesislerde atık sular, 'sulama suyu' kalitesine kadar arıtabiliyor. Doğal arıtmada kullanılan sucul bitkiler, tarım ilaçları ya da maden işletmelerinden gelen zehirli maddeleri uzaklaştırma özelliğine de sahip.
Önceden bataklık alanlarına ne gözle bakardık.... Geçmişte sivri sinek yuvası bataklıklar olarak görülen ve kurutulmaya çalışılan doğal sulak alanların aslında yüksek arıtma kabiliyetinde olduklarının farkına varılmasıyla, bu sistemlerdeki işlemler bütününün ve bitki türlerinin modellenmesi yapılarak yapay sulak alanlar oluşturuldu. Bu sistemler, inşaatının basitliği, düşük maliyeti, işletmesinin uzmanlık gerektirmemesi, bakıma ihtiyaç göstermemesi ve yüksek arıtma kapasitesi gibi avantajlarıyla geleneksel arıtma yöntemleriyle rekabet edebilme şansı buldu. Doğadaki arıtma örnek alınarak geliştirilen bu projeye göre, hazırlanan sığ havuzların taban ve yan duvarları kil ile kaplanıyor. Bu havuzlar bitki köklerinin kolay gelişebileceği filtre malzemesi ile dolduruluyor ve yöreye uygun olarak seçilen sucul bitkilerin dikimi yapılıyor. Kendi kendini yenileyebilme özelliğinde olan bu sistemdeki bitkiler, filtre ortamı ve mikroorganizmalar yoluyla suyun arıtılmasını gerçekleştiriyor. Bu sistem, atık sulardaki organik maddeleri, ağır metalleri, toksik maddeleri, askıda katı maddeleri ve biyolojik unsurları arıtma özelliğine sahiptir. Bu teknolojide, suyu seven, sulak ortamda kendiliğinden yetişen saçak köklü bitkiler, sazlar ve kamışlar kullanılabiliyor. Cannas, Canna generalis, Sedges, Juncus ve Typhia doğal arıtma projesinde kullanılan sucul bitkilerden bazılarıdır. Kişi başına ihtiyaç duyulan havuz alan büyüklüğü, 0,5-5 m² arasındadır. 5000 kişilik bir yerleşim yeri için yapay sulak alan arıtma tesisinin ilk yatırım maliyetinin 7500 dolar, yıllık işletme maliyetinin ise 300 dolar olduğu belirtiliyor. Bu sistemle evsel atık sulardan BOI5, KOI ve bakteri giderilmesinde %80-99, askıda katı madde giderilmesinde %92-95, toplam azotta %30-80 ve fosforda %20-70 verim elde edilmiştir. KHGM, uygun arazi bulunması halinde, bu tesisleri 1000 köyde inşa etmeyi hedeflemektedir. Ankara ve İzmir’de faaliyete geçen tesislere, bu yıl Adana, Mersin, Karaman. Manisa, Isparta ve Tekirdağ’a bağlı köylerdeki yeni tesislerin eklenmesi beklenmektedir. Bu sistemle ilgili olarak KHGM’nin 10 Bölge ve 81 il Müdürlüğünde proje ve inşaat çalışmaları yapılmakta, 11 Araştırma Enstitüsü’nde ise atık su analizleri ve bitki hazırlama çalışmaları yürütülmektedir. Şimdiye kadar yol, köprü, içme suyu gibi hizmetlerin birinci önceliğe sahip olduğu kırsal alanda, bu projenin yaygınlaşmasıyla artık atık suların arıtılması da öncelikler sıralamasında ön sıralarda yer almaya başlayacak. Bu da, AB yolundaki ülkemizin sadece kentleriyle değil köyleriyle de bu topluluğa hazır hale gelmesinin yolunu açacak Potamogeton pectinatus, Ruppia cirrhosa, Chara canescens, Lamprothamnium papulosum, Bulboschoenus maritimus, Phragmites australis, Schoenoplectus litoralis, Typha spp. Belitiğimiz türleri tanımlayabilmeniz için resimleri aşağıda verilmiştir... {gallery}subitki{/gallery}
 Yazılarla İlişiki Seçenekleri |